Freelance Dolandırıcılığı ve Başıma Gelenler

Freelance Dolandırıcılığı ve Başıma Gelenler

Tarih: 24.04.2021

Ülkemizde neredeyse her yıl başka bir vurgun haberi görüyoruz. Sülün Osman, Banker castelli, Titan saadet zinciri,  jetfadıl, tosuncuk derken şimdi de bitcoin vurgunu yaşadık. Ben de sizlere 2008 yılında başıma gelen bir olaydan bahsetmek istiyorum.

Mesleğe ilk başladığım yıllardı, bir firmada yazılımcı olarak çalışırken her yazılımcı gibi dışarıdan freelance işler kovalıyordum. Sürekli freelancer platformlarına bakıyorum, sağa sola haber bırakıyorum sitesini yapayım vs. diye, saldırıyorum yani anlayacağınız. O tarihlerde üniversitede okuyan bir arkadaşım dedi ki bizim okul gruplarına bir ilan açmışlar, yurt dışı firması, freelance iş, yani tam senlik.

İlana baktığımda müzayede de satılan ürünlerin alıcısı ile satıcısı arasındaki iletişimi sağlayacak birini aradıklarını, bilgisayar kullanmasını iyi bilmesi gerektiğini ve son olarak da İngilizce bilmesi gerektiği yazıyordu. Tam zaman için 1000 küsür, yarı zaman için de 400 küsür dolar maaş, artı işlemlerden komisyon verileceği yazıyordu. 2008 senesinden bahsediyorum dostlar ! Çok iyi para.

Açıkçası paranın bu iş için fazla olacağını düşündüğüm için biraz işkillendim fakat öbür taraftan da diyorum ki dolar dediğin döviz, bizde değerli, adamlar için 400 birim 1000 birim. E ben ne kadara çalışıyorum, hadi olsun 1000 birim, çok da değil adamlar için diyorum, ikna ediyorum yani kendimi resmen.

Neyse ben başvurdum ertesi gün dönüş yaptılar, uygunsunuz falan diye, ama ben tabi havalara uçuyorum sevinçten. Bu dönüş ile birlikte bana yanlış hatırlamıyorsam 12-13 sayfalık işin detayını anlatan bir döküman da göndermişler. Adamlar kendi firmalarından bahsetmişler, müzayede nedir ondan bahsetmişler, böyle bir iş ilanına neden gerek duyduklarını, nasıl çalışacaklarını yani sanarsın Louvre müzesine eleman alıyorlar o derece detaylı bir döküman hazırlamışlar. Bilgi verdikten sonra çalışacakları elemanın fikirlerini merak ettikleri için paragrafların altlarına soru sorup cevap alanı bile açmışlar.

Tek tek okudum,  cevapladım falan geldik son sayfaya, son sayfada kişisel bilgilerimi istiyorlardı. Klasik ad, soyad, adres vs. alanlarına ilave olarak maaşı yatıracakları banka hesabımın bilgisini de doldurdum. İşte her şey de böyle başladı.

Evrakları gönderdikten sonra hemen dönüş yaptılar, tebrikler işe alındınız vırt zırt… Ben nereden bileyim başıma yaklaşık 1 yıl sürecek bir iş açtıklarını.

İşe alındık tamam iyi hoş ama bir şey yapmadım henüz, bir gün iki gün üç gün ses seda yok. Ben de diyorum ki sürekli müzayede olacak hali yok, müzayede oldukça, ihtiyaç oldukça iş gönderirler herhalde diyorum.

Yaklaşık 1 hafta sonra yurt dışı numarasından bir arama geldi, açtım, çok dipten böyle boğuk bir sesle, -Ali ile mi görüşüyorum dedi, İngilizce tabi, ben de -Evet benim dedim, sizi xx (adını vermeyim şimdi) Auction (açık arttırma) dan arıyorum, yarın bir işlem yapılacak uygun musunuz dedi, ben de otomatik olarak evet dedim, ok dedi kapattı.

Kapattı kapatmasına da kara kara düşünüyorum ben neye evet dedim, neye hazır mıyım ne olacak ? Neyse dedim ne olacak ki, muhtemelen evrak işleri, yönlendirme yaparım olur biter. Ertesi gün oldu sabah saatlerinde bir email geldi firmadan, gelen emailde  hesabıma 4200 küsür TL gönderdiklerini, bunun 10% unu kesip detayını belirttikleri Western Union hesabına göndermemi istiyorlardı. Belittiğim yıllarda asgari ücret 600 TL di dostlar ! 400 küsür TL sadece komisyonu bu işin. Kafamda deli sorular tabii ki göndereyim mi göndermeyim mi diye. Bir tarafım diyor ki ne olacak kes gönder gitsin, öbür tarafım diyor ki oğlum saçmalama hatta en kötü tarafım da hiç gönderme diyor !

Tam ben öyle mi yapayım böyle mi yapayım derken beni bankadan aradılar. Böyle bir para bekleyip beklemediğimi sordular, ben de durumu anlatınca muhtemelen kara para aklamaya çalışıldığını, parayı kesinlikle çekmemem gerektiğini, geri göndermem gerektiğini söylediler. Koştur koştur bankaya gittim, gittiğimde bu paranın hesabıma İstanbulda bir firma tarafından gönderilmiş gözüktüğünü söylediler. Ben de durumu anlatınca onlar da parayı geri göndermem gerektiğini söyledi ve eft masrafını da vererek ! parayı geri gönderdim.

Firmaya da bir dönüş yapmadım mevzu öyle kapandı diye düşünüyordum ki, tam hatırlamıyorum ama yaklaşık 2 ay sonra beni savcılıktan ifadeye çağırdılar. İstanbuldan hesabıma para gönderdiği gözüken firma bu işlemi kendi rızası ile yapmamış, yani hesapları hacklenmiş, bakıyorlar bu para kime gitmiş, Ali Çınaroğlu’na, haliyle hedef ben oluyorum tayfun. Ben parayı geri gönderene kadar onlar çoktan savcılığa suç duyusunda bulunmuşlar bile.

Savcılığa gittim haliyle, tüm olanları tek tek anlattım, ifademi verdim, ondan da belirli bir süre sonra mahkeme celbi geldi.

Çok sevdiğim kuzenim aynı zamanda avukattı o zamanlar, sağolsun beni bilgilendirdi, belgeleri istedi, emailler, dekontlar vs.

Takım elbisemi giydim ve çıktım mahkemeye, sağolsun kuzenim de gerekli savunmayı ve delilleri tek tek anlattı.

Sonradan anlaşıldı ki İzmir’de bir bilgisayar hackleniyor, bu bilgisayardan da İstanbuldaki şirketin banka hesabı hackleniyor, ve para benim hesabıma gönderiliyor. Yurt dışındaki bu örgüt genellikle üniversite öğrencilerini hedef alıyormuş, hatta aynı şekilde hesaplarına para yolladıkları ve bu parayı çeken kişiler ceza almışlar. Eğer ben de bu parayı geri göndermeyip yurt dışındaki o hesaba aktarmış olsam, geçmiş olsun…

Neyse ki bir suçum olmadığı anlaşıldı ve konu kapandı. Fakat tüm bu anlattığım olaylar yaklaşık 1 buçuk yıl süren koşturmaca, strese sebep oldu. Yani dostlar, siz siz olun tanımadığınız hiç bir iş ile ilgili bile banka hesap bilgilerinizi açıktan vermeyin. Hesabımı çalarlar korkusu şurada dursun, gördüğünüz gibi hesabınıza para gelince bile uğraşabiliyorsunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir